Bugün, 4 Temmuz 2022 Pazartesi


Anahtar Kelimeler: Ahmet Öğretmen

Ahmet Öğretmen

Bir yaz günü kendini köyde buluyor. Köylüler onu sevinçle karşılıyorlar. "Öğretmenim on sekiz yıl neden hiç uğramadı" diyorlar...

Ahmet Öğretmen

Genç öğretmen adayı Ahmet, üniversiteyi bitirip, Erzincan ili Refahiye ilçesi Perçem Köyü´ne öğretmen olarak atanmıştı. İlçeye vardığında, köyün bir önceki öğretmenini buldu. Öğrenciler hakkında ondan bilgiler aldı. Ahmet´in dikkatini çeken Sevim Kılavuzoğlu hakkında söylenenlerdi. Sevim geri zekâlıdır onunla uğraşmaya değmez denmişti.

İlk öğretmenliğinin heyecanıyla sabaha kadar uyuyamayan Ahmet öğretmen, okulu sabah erkenden açtı. İlk işi Sevim Kılavuzoğlu´nu tanımak oldu. Sevim, saçları dağınık, üstüne başına dikkat etmeyen bir öğrenci idi. Arka sırada oturuyor, öğretmenin onca ısrarına rağmen ön sıralara bir türlü gelmiyordu.

 Ahmet öğretmen her gün yeni çözüm yolları deniyor, Sevim´in gözlerindeki ışığı yakalamaya çalışıyordu. Onca çabası meyvesini vermeye başlıyor. Zamanla Sevim de düzelme işaretleri beliriyor, saçlarını tarıyor ve okula devamlı gelen bir öğrenci oluyor. Bundan da öte, öyle çok çalışıyor ki sınıfın birinciliğine bile yükseliyor.

Ahmet öğretmen iki yıl Perçem Köyü´nde öğretmenlik yaptıktan sonra, yaşamın ve mesleğinin gereği başka bir yere tayini çıkıyor. İlk öğretmenlik yaptığı yer, ilk göz ağrısı Perçem Köyü´nü hiç unutmuyor.

Bir yaz günü kendini köyde buluyor. Köylüler onu sevinçle karşılıyorlar. ?Öğretmenim on sekiz yıl neden hiç uğramadın?? diyorlar. Kısa bir dalgınlık geçiriyor Ahmet öğretmen. Gerçekten on sekiz yıl olmuş. Dile kolay, tam on sekiz yıl olmuş.

Muhtarın odasında on on beş kişi oturup eski günlerden konuşurken, kapı tıklıyor ve içeri bir kadın giriyor. Yanında bir küçük çocukla usulca Ahmet öğretmenin yanına varıp ellerinden öpüyor. Yere oturuyor ve ?öğretmenim hoş geldin? diyor. Muhtar ?Sevim ne oluyor? diye soruyor. Bir anda Ahmet öğretmen şok oluyor. Bu Sevim Kılavuzoğlu!...Sevim başı önünde gayet sakin ?kusura bakmayın büyüklerim, eğer bu öğretmenim olmasaydı ben Deli Sevim olacaktım,  çocuğuma da Deli Sevim´in çocuğu diyeceklerdi? diyerek arkasında duran küçük çocuğa dönüp;

"Ahmet oğlum, öpsene öğretmeninin elini" diyor.

Ahmet öğretmenin gözleri dolu dolu oluyor. Tarifsiz mutluluklara kapılıyor. Ve yeniden Anadolu´nun yollarına düşüyor; binlerce Sevimler yetiştirmek için...

                                                                                                   İrfan Türk