Bugün, 3 Temmuz 2022 Pazar


Anahtar Kelimeler: "DANGALAKLAR"

"DANGALAKLAR"

Tacettin KEPENEK Yazdı...

DANGALAKLAR...

Diyanet işleri Başkanı Ali Erbaş, bayram namazında okuduğu hutbe de “Allah dünyayı hepimiz için yaratmıştır ve dünya hepimize yeter. Kimse kimseye haksızlık yapmasın. Herkes hakkına razı olsun.” Demiş.

Papa, pazar ayinlerinde arada bir Türkçe konuşuyor ya!.. Bizim diyanet işleri başkanı da, herhalde ayıp olmasın diye hutbenin bir kısmını İngilizce yapmış. Konuşmasında, kimse kimseye haksızlık yapmasın, diyor. Sayın başkan, hukukun, adaletin olmadığı yerde HAK olur mu, adil paylaşım olur mu? Dünya hepimize yetermiş! Daha kendi vatanımızı bile kendi milletimize yetiremiyoruz... Herkes hakkına razı olacakmış! İyi de kim bu hakkına razı olacaklar, kime söylüyorsunuz?

Sefalet içinde bırakılan, hakkı yenenlere mi, yoksa milletin hakkını yiyenlere mi? Devletin gücünü eline geçirince Karun gibi zengin olanlara mı? Her türlü hukuksuzluk ile ortaya çıkarılan zenginlere mi? Yoksa başı ayak, ayağı baş etme düzenini kuranlara mı? Hangileri, kim bunlar? Yüreğiniz yetiyorsa, açıkça bunları söyleyin...

Sayın Cumhurbaşkanı, 1 Mayıs’ta tersane işçilerine hitaben yaptığı konuşmada, “son günlerde bir şükürsüzlük, bir tatminsizlik, bir karamsarlık aldı başını gidiyor” dedi. İyi de, kime dedi?

Sefalet içinde kıvranan, hayat pahalılığı altında ezilen halka mı? Yoksa parti teşkilatının Kahramanmaraş’ta düzenlediği iftarda ki gibi, şatafatlı sofralar kuranlara mı?

Bu sözler, perişan halktan ziyade, etraflarında ki insanların, nereden nereye geldiklerine bakılarak söylenmiş olabilir... Sonradan görmeler tatminsizdir, doyuramazsınız. Bunlar belli bir aşamadan sonra artık fantezi ararlar. Normal yeme içme, makul miktarda mal mülk, onları kesmez... Ayrıca bu insanların Müslüman, Hristiyan veya Yahudi olmaları da fark etmez. Çünkü “iş paraya gelince, herkesin dini aynı...”

“Herkes hakkına razı olsun” diyen, sayın diyanet işleri başkanı... Millet bir kendi haline bakıyor, bir de aksırıncaya, tıksırıncaya kadar yiyenlere bakıyor. Bilesiniz ki, bu konuşmaları artık kimse takmıyor... Milleti biraz daha zorlarsanız, bu durum “senin dinin sana, benim dinim bana” denilecek hale gelebilir, haberiniz olsun...

Bu millet, ekonomik anlamda alttakiler ve üsttekiler olarak ikiye bölünmüş durumda... Üsttekiler kur korumalı mevduat hesaplarında ki paraları ile oynaşırken, alttakiler açlık oyunları oynamaya başladı. Attakiler muhtaçlık ekonomisinin sarmalına girmişler, ne yaptıklarını bile bilmez haldeler...

İktidar limanına yanaşamamış, ekonomik anlamda orta veya ortanın altı diyebileceğimiz kesimler de yok olmak üzere... Bunlar, devletine bağlı, çoluğunu çocuğunu okutma mücadelesi vermiş, iyi kötü başını sokacak bir ev alabilmiş, kendi halinde, munis insanlardan oluşan, çalışanlar, esnaflar, emekli memurlar, mühendisler, sağlıkçılar gibi toplumun sessiz çoğunluğu ... Artık bu kitleler de sefalet çemberinin içindeler...

Bunlar da yetmiyormuş gibi, hükümet ve belediyeler, millete karşı hala, algı yöneticiliği ve hayal tacirliği yapmaya devam ediyor...

Sivas Belediye Başkanı TGRT televizyonuna verdiği bir röportajda “Demirağ OSB de, Haziran ayında 100 tane fabrika temeli atacağız” dedi ve doğal olarak insanları umutlandırdı. Yerel basın, konuyu tekrar sorunca, bu kez devletin fabrika yapmasının söz konusu olmadığını, kendilerinin sadece hedef gösterdiklerini ve elliye yakın fabrika için arsa tahsisi yaptıklarını söyledi. Ardından da , bundan rahatsız olanlar var diye ekledi. Kim, niçin rahatsız olacak? Algı yaratma hamlesi boşa çıkınca, karşı saldırı ile hayali düşman yaratma gayreti... Yani her halükarda, kendilerini haklı gösterecekler...

Ak partili Sivas Belediyesinin 2021 yılsonu faaliyet raporuna baktığımızda, belediye kendi şirketinden bu günkü değeri yaklaşık 55 milyon lira olan 59 bin metreküp hazır beton almış! Hiç kimse gerçeklerle yüzleşmek istemiyor. Her işini ihale ile yaptıran bir belediye, bu kadar hazır betonu alıp da, nereye soktu acaba?

Ak parti grup başkanvekili ve Çanakkale milletvekili Bülent Turan “2023, Çanakkale’ye dünyanın en büyük köprüsünü yapanlarla, köprüyü sadece polemik konusu yapıp, oradan bizi denize dökeceğini düşünen DANGALAKLARIN seçimi olacak” demiş. İyi de, kim bu dangalaklar?

Devletin kasasından, beş kuruş çıkmadan köprü yaptırdık, Zafer havalimanını yaptırdık, palavrasına itiraz edenler mi? Günlük 45 bin araç garantisi verip, 5-6 bin araç geçeceğini hesap edemeyenler mi? Hakikaten, kim bu dangalaklar...

Belki de, Bülent Turan doğru söylüyor. 2023 cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri, bu ülkenin geleceğini belirleyecek ve Dangalaklar ile Dangalak olmayanların seçimi olacak...

Tacettin KEPENEK