Bugün, 3 Temmuz 2022 Pazar

İlknur ARTUĞ


AŞIK VEYSEL

...


HALK AŞIĞI OLAN BİR OZAN ‘AŞIK VEYSEL’

                  Aşık Veysel Şatıroğlu yoksul bir ailenin çocuğu olarak 1894 yılında Sivas’a bağlı Şarkışla ilçesinin Sivrialan köyünde doğdu. Doğduğunda salgın hastalık olan ‘çiçek hastalığı’ baş gösterdi. Veysel doğmadan önce de iki ablası bu hastalıktan dolayı vefat etmişti. Maalesef bu hastalık yedi yaşına geldiğine Veysel’i de buluverir ve bir gözünün görme yetisini kaybetmesine neden olur. Ailesi bu duruma çok üzülür ve korkar. Tek gözle hayatına devam etmeye çalışan Veysel diğer gözünü de ahırda geçirdiği bir kaza sonucunda kaybeder ve iki gözü de kapanır. Artık tamamen görme engeli ile karşı karşıya kalır.

 

Gözü Görmese de ‘Gönül Gözü’ Her Zaman Açıktı!

İki gözünü de kaybeden Veysel’e oyalanması için babası tarafından saz alınır. Veysel alınan sazla duygusal bir bağ kurar. Sazını en yakın arkadaşı, sırdaşı olarak görür. Kısa sürede saz çalmayı öğrenir. Divriği’nin Çamşıh yöresinden Ali Ağa, saz ve söz bilgisini geliştirmesi için Veysel’e yardım eder. Bu Veysel için çok büyük bir şans olur. Kendini kısa sürede geliştirerek ‘deyişler’ söylemeye başlar. 1928 yılında yöredeki köyleri, kasabaları ve kentleri gezmeye başlar.

Sivas’ta 1931 yılında düzenlenen Halk Şiirleri Bayramı’nda ismini daha geniş kitlelere duyurmayı başarır. Cumhuriyet’in onuncu yıl döneminde yazdığı ‘Cumhuriyet Destanı’ şiiri Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından çok beğenildi. Atatürk’e Destan şiirini okumak için üç ay yaya olarak yürüdü ve Ankara’ya gitti.

Olmadı!

Atatürk’le kıl payı karşılaşma fırsatını kaçırdı. Vatanını, milletini, cumhuriyeti ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü çok seven Veysel geri Sivas’a döndü.

 

Ankara’da Bulunan Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nde de Muallimlik Yaptı  

Süreç ilerliyor ve Aşık Veysel radyo programlarına davet ediyor, sesini herkese duyurabiliyordu. 1942-1944 yılları arasında köy enstitülerinde saz dersi vermeye başladı. Çok sevdiği öğrencilerle buluşuyor, onlarla halk edebiyatına dair sohbetler ediyordu. Arifiye (Sakarya), Çifteler (Eskişehir) ve Hasanoğlan (Ankara) Köy Enstitüsü’nde muallimlik yaptı. Alçak gönüllüğü, tane tane konuşması, sevecen kişiliyle nereye gitse çok sevildi.

Türk diline kattıkları nedeniyle 1965 yılında Aşık Veysel’e Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde alınan karara göre maaş bağlandı.

Takvimler 21 Mart 1973’ü gösterdiğinde yaşama veda ederek hakka yürüdü.

 

 

 

Bu Dünyadan Bir Aşık Veysel Geçti

Geride unutulmaz deyişlerini ve tevazu dolu kişiliğini bırakan Büyük Halk Ozanı Aşık Veysel’in Sivrialan köyündeki evi Kültür Bakanlığı tarafından 1982 yılında müzeye dönüştürüldü. Kişisel eşyaları, sazları, fotoğrafları kısacası Halk Ozan’ının yaşanmışlığı müzede sergilenmeye başladı.

İzninizle, yazımın son satırlarını büyük ustanın ‘Benim Sadık Yârim Kara Topraktır’ eserine ait dörtlükle bitirmek isterim.

Havaya bakarsam hava alırım.

Toprağa bakarsam dua alırım.

Topraktan ayrılsam nerede kalırım?

Benim sadık yârim kara topraktır.

İlknur ARTUĞ

Yazar/Sanat Editörü

 

instagram: editorunkaleminden

facebook: İlknur Serkan Artuğ