Tarih: 09.02.2026 23:12

Kentsel Dönüşüm mü, Kentsel Dağınıklık mı?

Facebook Twitter Linked-in

Sivas'ta "kentsel dönüşüm" adı altında başlatılan sürecin mimarları bellidir.
Bu işin siyasi ve idari sorumluluğu, dönemin Belediye Başkanı Hilmi Bilgin ile mevcut Belediye Başkanı Adem Uzun'un omuzlarındadır.
Türk-İş Blokları örneği, bunun en somut göstergesidir. Bölge sakinlerinin bir kısmı TOKİ konutlarına yerleştirilmiş, büyük bir kısmı ise hâlâ ne olacağını bilmeden eski binalarında yaşamaya devam etmektedir. Aynı mahalle, aynı kader; ama iki farklı muamele.
Burada yaşayanların çoğu emekli, sabit geliri olmayan, hayatını zor şartlarda sürdüren insanlardır. Buna rağmen TOKİ ile gerekli protokoller, net anlaşmalar ve bağlayıcı planlar yapılmadan sürecin başlatılması, işi içinden çıkılmaz bir hâle sokmuştur.
Soru nettir:
Madem her şey hazır değildi, neden başlandı?
Madem vatandaşın taşınacağı yer, ödeyeceği bedel, sürecin takvimi belli değildi, neden insanlara umut dağıtıldı?Adem uzun Türk İş blokları ziyaretinde "biliyorum gelir durumunuzu dairenize karsılık borçsuz şekilde dairenizi vereceğiz" denildi.
Kentsel dönüşüm, "önce bir kısmını taşıyalım, gerisini sonra düşünürüz" mantığıyla yürütülecek bir iş değildir. Hele ki söz konusu olan emekliler, yaşlılar ve dar gelirli vatandaşlarsa.
Hilmi Bilgin döneminde başlatılan, Adem Uzun döneminde ise devralınan bu süreçte değişen tek şey koltuklar olmuştur. Belirsizlik aynen devam etmektedir. Vatandaş hâlâ beklemede, hâlâ tedirgin, hâlâ cevapsızdır.
Ama şaşırıyor muyuz?
Hayır.
Çünkü burası Sivas.
Burada planlama kâğıt üzerinde yapılır, sonuçlar vatandaşın sırtına yüklenir.
Önce karmaşa oluşur, sonra "iyi niyet" açıklamaları gelir.
Oysa kentsel dönüşüm beton işi değil, insan işidir.
Ve insanı hesaba katmayan her proje, kimin imzası olursa olsun, eksik ve sorunludur.Kentsel ranta odaklanılarak Kızılırmak havzası büyük bir dönüşüm yaşarken kentin en eski sitesi'nin bu haliyle kaderini bırakılması yönetimsel bir tercihtir. Bu tercih siyasi bir dönüşüm ün sonucudur. O da şudur hesap et, kar et... Peki mağduriyetler ne olacak? Onun da çözümü belli seçim zamanı yeni vaat ler, şehrin ortasına fantastik tramvay getirirken, ev yuva sıcaklığını kaybeden insanların üşüme lerini de duymak gerekir. Unutmamak lazım ki, yoğurt süte borçludur tadını, huzursuz mutsuz insanların olduğu yerde kent makyaj lâ düzeltilemez....




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —