BU VATAN SAHİPSİZ DEĞİL!

BU VATAN SAHİPSİZ DEĞİL!

Türkiye Cumhuriyeti, birilerinin masa başında çizdiği haritalara göre yönetilecek bir ülke değildir.

Bu ülke sahipsiz değil!
Bu millet sessiz değil!
Bu bayrak yalnız değil!
Türkiye Cumhuriyeti, birilerinin masa başında çizdiği haritalara göre yönetilecek bir ülke değildir.


Bu topraklar, küresel planların laboratuvarı değildir.
Bu millet, kandırılacak, susturulacak, uyutulacak bir topluluk hiç değildir.
Bugün yaşanan düzensiz göç meselesi sadece “insani yardım” masalıyla anlatılamaz.
Çünkü mesele yardım değil, mesele geleceğin teslim edilmesidir.
Sınır namustur!
Vatan pazarlık konusu değildir!
Milletin iradesi kiraya verilemez!
Bu ülkeye misafir gelen misafir gibi davranmak zorundadır.

Misafirlik edep ister.
Misafirlik saygı ister.

Ama bugün görüyoruz ki bazıları misafirliği unutmuş, ev sahibi gibi konuşmaya başlamıştır.
Ve asıl tehlike şudur:
Bu düzensizliği büyüten sadece dışarıdan gelenler değil, içeride göz yumanlardır.

Halkın ev kirası yanıyor.
Genç işsiz.
Sokak güvensiz.
Kadınlar korkuyor.
Vatandaş kendi mahallesinde tedirgin…
Ama birileri hâlâ “sorun yok” diyerek milletle alay ediyor.

Millet açken propaganda tok tutmaz!
Millet yanarken masal anlatılmaz!
Millet susarken bile sabır taşar!

Türkiye’nin demografisiyle oynanıyor.
Toplum yapısı parçalanıyor.
Kültür aşındırılıyor.
Ekonomi çökertiliyor.
Bunların hepsi tesadüf mü?
Hayır!
Bu, yıllardır sahneye konan büyük oyunun yeni perdesidir.
Kimi zaman “açılım” dediler.
Kimi zaman “barış” dediler.
Kimi zaman “kardeşlik” dediler.
Ama sonuç ne oldu?
Devlet zayıfladı, millet yoruldu, ülke bölünmenin eşiğine getirildi.
Barış diyerek vatan deldirilmez!
Kardeşlik diyerek millet uyutulmaz!
Özgürlük diyerek bayrak indirilemez!
Bugün iktidar da muhalefet de bu tabloyu seyrediyor.
Halkın feryadı duyulmuyor.
Çünkü koltuk hesabı vatan hesabının önüne geçmiş durumda.
Ama bu milletin sabrını yanlış anlayanlar şunu bilsin:

Türk milleti susarsa fırtına olur!
Türk milleti bekler ama unutmaz!
Türk milleti affeder ama teslim olmaz!
Bu ülke bir kabile devleti değildir.
Bu ülke bir aşiret pazarı değildir.
Bu ülke bir göç kampı hiç değildir.

Burası Türkiye Cumhuriyeti’dir!
Türkiye Türk’tür, Türk kalacak!
Bu vatan bizimdir, bizim kalacak!
Bu bayrak inecek sananlar, diz çökecek!
Kimse Türk milletine “yer aç” diyemez!
Kimse Türk milletine “sus” diyemez!
Kimse Türk milletine “alış” diyemez!

Biz alışmayacağız!
Biz kabullenmeyeceğiz!
Biz teslim olmayacağız!
Çünkü biz bu vatanı kolay kurmadık.

Biz bu Cumhuriyet’i bedava almadık.
Biz bu bayrağı pazardan satın almadık.
Bu bayrak şehit kanıyla yükseldi!
Bu toprak kefenle yoğruldu!
Bu millet ölümden devlet kurdu!
Ve şimdi kalkıp bize diyorlar ki:
“Sabredin…”

Hayır!
Millet artık sabır değil, adalet istiyor.
Millet artık laf değil, icraat istiyor.
Millet artık vaat değil, vatanına sahip çıkan bir devlet aklı istiyor.


SON SÖZ: ATATÜRK’ÜN EMANETİ
Bu milletin kaderini değiştiren bir adam vardı…
Bir lider vardı…
Bir irade vardı…

Gazi Mustafa Kemal Atatürk!
O, bu ülkeyi dilencilikle değil,
boyun eğerek değil,
teslim olarak değil…
Savaşarak, direnişle ve onurla kurdu!
Atatürk bu Cumhuriyet’i bize miras bırakmadı…
Bize emanet bıraktı!
Ve biz o emaneti yere düşürmeyeceğiz.
Çünkü Atatürk’ün dediği gibi:
“Türk milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı varlığının şartı saymış bir millettir!”
Ve yine onun sözleriyle bitirelim:

“Ne mutlu Türk’üm diyene!”



Anahtar Kelimeler: VATAN SAHİPSİZ DEĞİL!